Kayıtlar

Selamlar yeniden...

Herkese merhabalar, hayatım için yapmaya çalıştığım değişikliklerden dolayı asla ama asla bloguma vakit ayıramadım. Sürekli bir şeyler için emek harcayıp bunun geri dönüşünü alamamak çok üzücü. Bu süreçte maalesef değişen şeyler çok sınırlı. İstediğime hala ulaşabilmiş değilim. Ama blogda bazı içerik değişikliklerine gitmeye karar verdim. Okuyacağınız yazılarımın çoğunluğu alanımla ilgili yazılardan oluşacak. Yani tarih hatta eskiçağ tarihi ile alakalı olacak. Sizlere çok şey katacağını umut ediyorum. Yakında görüşmek üzere!

THE 100 | DİZİ İNCELEMESİ | YABANCI DİZİ ÖNERİLERİ

Resim
Herkese selaaam, bu gün kelimenin tam anlamıyla bayılarak izlediğim bir diziden bahsedeceğiiim. Hazır mıyızz?
ilk sezonun fotoğrafı
Aslında bu dizinin kitapları da var fakat ben diziye önce başladım. Kitapları da yeni aldım fakat henüz okumadım. Arada bayağı fark olduğunu söyleyenler var. Ben zaten bu gün diziden bahsedeceğim. Öncelikle amacım spoiler vermemek, yoksa bir tadı olmaz. Dizinin konusu şöyle, dünyada yaşam bitiyor insanlar uzayda ark denilen bir gemide yaşamlarını sürdürüyorlar. Ark'ta oksijen problemi var yani insanların sayısı fazla ve yeterli oksijen yok. Bu yüzden Ark'ta hüküm yemiş 100 genç, dünyada yaşam var  mı yok mu öğrensinler diye, dünyaya gönderiliyor. Dizinin her bölümü oldukça heyecanlı geçiyor özellikle bölüm sonlarında diğer bölümde ne olacağını merak ediyorsunuz, çoğu dizide olduğu gibi. Karakterlerin her birinin kendine has özellikleri var, beklenmedik kayıplar yaşanabiliyor. Türk dizilerindeki gibi değil yani :) açıkçası yabancı dizilerde en sevdiği…

VİCTOR HUGO | BİR İDAM MAHKUMUNUN SON GÜNÜ

Resim
Kitap hakkında genel bilgi; Victor Hugo’nun gençlik eseri olan bu roman 1829 yılında daha 26 yaşındayken yayınlanmıştır. Victor Hugo kendi ismini kullanmamıştır bu romanında. Ayrıca bu roman anlatıcı bakımından birinci tekil kişinin anlatmasından dolayı türünün ilk örneğidir. Bu kitabı yazmasını tetikleyen şey Victor Hugo’nun hümanist bir yazar olmasının yanında Grene Meydanı’nda izlediği bir idam olayıdır. Halkın nasıl bir panayır havasında izlediğini görür idam olayını ve bu romanı o etkide yazar. Zaten roman da idam olayının saçmalığını göstermek ve insanın en temel hakkı olan yaşama hakkını savunmak için yazılmışsa da halkın bu vahşeti nasıl benimseyip eğlenceli şekilde izlediği daha çok vurgulanmıştır.
fotoğraf kaynak: (http://akademyadergisi.com/victor-hugo-ve-bir-idam-mahkumunun-son-gunu/)
Bu kitabı elime ilk aldığımda arka kapağını okudum ve o kadar etkilendim ki. Açıkçası kitabın ismi de beni zaten kendine çekmişti. Kitapta beni öncelikle en etkileyen yön, kitap adeta mahkumun g…

R.J PALACIO- MUCİZE | KİTAP YORUMU #3günlükkitaplar

Resim
Bu aralar kitap okumayı boşlamıştım ve
her hafta en azından 1 kitap okumaya karar verdim.  Şimdi sizin de hikayemde zaten sık sık gördüğünüz "Mucize" adlı kitaptan biraz bahsetmek istiyorum. Ben bu kitabı daha önce çoğu kez görmüştüm ama okumaya fırsatım olmamıştı. Sonra acaba pdfini bulabilir miyim diye baktım ve varmış hemen indirip okudum. Zaten 1 hafta değil 3-4 günde bitti 💘
Kitabın konusu bir yüz anomalisine sahip olan August'un yaşadıkları... Doğuştan yüzünde bozuklukları bulunuyor. Ve bu yüzden de kendini kötü hissediyor. Çünkü her gittiği yerde insanlar ona bakıyor, korkuyor hatta çığlık atıyor... Uzun süre kafasında bir astronot başlığıyla bile geziyor... August 5. sınıfa başlıyor ve daha önce hep evde annesinden eğitim aldığı için okula gidip gitmeme konusunda çok kararsız kalıyor.  İnsanların onunla dalga geçmesinden korkuyor. Nitekim öyle de oluyor... İnsanlar ona gerçekten kötü davranıyor ve çoğu zaman hayal kırıklığına uğruyor. Kitabı okurken çok ağladım. …

İNSANLIKTAN NASİBİNİ ALMAYANLARA... | SURİYELİ ANNE VE BEBEĞİ

Resim
Başlıktan da anladığınız kadarıyla bu gün hangi konudan bahsedeceğim belli. Şimdi, eğer Suriyeli insanları sevmiyorsanız, onların ülkemizden gitmelerini istiyorsanız ırkçı ve faşist bir kişiliğe sahipseniz bu yazıyı okumayın ve bloğumu terk edin. Çünkü şimdi söyleyeceklerim sizin söylediklerinizin tam tersine olacak. Belki de sinirinizi bozacak… Şimdiden söylüyorum. Buradan çıkmak çok zor değil… Gelelim yazımı okumaya devam etmek isteyenlere. Teşekkürümü önden etmek istiyorum. Okuduğunuz ve yukarıdaki bahsettiğim insanlardan olmadığınız için teşekkür ediyorum. Suriye’deki iç savaştan kaçıp eşi Halid Al-Rahmun’la  Türkiye’ye gelen, bize sığınmak isteyen 20 yaşındaki 9 aylık hamile bir kadın tecavüze uğradı ve 10 aylık bebeğiyle birlikte öldürüldü. Bu hainliği yapanın bizim vatandaşımız olması, bir Türk olması, hepimizin bu canilikte adının geçmesi, masum bir insanın böyle vahşice öldürülmesi sessiz kalınacak bir durum değildi. Bu yüzden yazmak istedim sadece içimden gelen birkaç cümleyi.…

STEFAN ZWEIG'İN HAYATI | ESRARENGİZ ÖLÜMÜ | NEDEN İNTİHAR ETTİ?

Resim
Herkese yeniden merhaba, uzun süredir yazmayı planladığım bir seriye başlıyorum. Sevdiğimiz, okuduğumuz hatta bazı romanlarını resmen yalayıp yuttuğumuz insanların hayatları hakkında pek bir bilgimiz yok. O yüzden ben de onları hakkında biraz bilgi sahibi olalım diye böyle bir yayın yazmaya karar verdim :) İlk konuğum STEFAN ZWEIG...


"Zamanın çoktan sildiği bir hata için cezalandırılabilir miydi insan?"
YAŞAMI
Stefan Zweig, 28 Kasım 1881 tarihinde Viyana’da dünyaya gelmiştir.  Yahudi kökenlidir. Ailesi eğitimine çok önem vermiştir. Babası varlıklı bir sanayicidir. Zaten varlıklı bir aileden geldiği için maddi problemler yaşamamış ve iyi yetiştirilmiştir. Küçük yaşlardan itibaren edebiyat ve kültür alanında eğitime başlamıştır. Ayrıca İngilizce, Fransızca, Latince ve Yunanca bilmektedir. Daha lisedeyken yazmaya başlamıştır. Özellikle şiirlerle… Üniversitedeyken felsefe eğitimi almıştır. Yazmaya olan aşkı ve yeteneği sayesinde daha 23 yaşındayken doktorasını tamamlamıştır. I.Dünya…

ORTAOKUL ANILARIM

Resim
Herkese yeniden merhaba arkadaşlar bu gün sizlere ortaokulda neler yaşadım, neler yaptım kısaca onları anlatmak istiyorum. 6. sınıftayım... Okulun ilk günü. Tabi şubeler değişti. Herkes bambaşka sınıflarda falan. Heyecanlı bir bekleyiş var. Ailem de yanımda bu arada. Şubeleri öğrendikten sonra. Bir sınıfın tamamen seçmece olduğunu anlamıştım. Yani hocalar sevdikleri, başarılı buldukları çoğu öğrenciyi o sınıfa almışlardı. Aralara da bir  kaç tane normal seviyede öğrenci katmışlardı ki foyaları ortaya çıkmasın(!) En yakın arkadaşım o sınıftaydı. Normal seviyede sayılacak öğrencilerden o da... Ben bunu öğrendim ve yıkıldım çünkü tek hayalim onunla aynı sınıfta olmaktı... Ailemle birlikte müdür yardımcısının yanına gittik. Şubeyi değiştirmek için. Hoca bana ''çok üzüldün mü?'' dedi... Ben de söyleyemedim üzüntümü... ''yok'' dedim sadece o da ''boşver değiştirmeyelim o zaman'' dedi. E ben yok deyince ailem de tabi ki bir şey diyemedi odadan ç…